Bireysel psikolojik danışmanlık
Olaylar ve Onları Yorumlama Şeklimiz
Yaşadığımız olaylar kadar bu olayları nasıl yorumladığımız da duygu ve davranışlarımızı etkiler. Düşünce–duygu–davranış ilişkisini ve dengeli değerlendirmeyi ele alıyoruz.
Hayatımızda karşılaştığımız olaylar her zaman bizim kontrolümüzde olmayabilir. Ancak bu olayları nasıl yorumladığımız, onlara nasıl tepki verdiğimiz ve sonrasında nasıl davrandığımız üzerinde etkili olabilir. Aynı olay, farklı kişiler tarafından farklı şekillerde değerlendirilebilir ve bu değerlendirmeler farklı duygusal tepkilere yol açabilir.
Bir olay karşısında aklımızdan geçen düşünceler, hissettiğimiz duyguları ve sergilediğimiz davranışları etkileyebilir. Örneğin, yaşanan bir durumu "Bunun üstesinden gelemem" şeklinde yorumlamak kaygı veya çaresizlik duygusunu artırabilirken, "Şu anda zorlanıyorum ama bununla başa çıkmak için neler yapabileceğime bakabilirim" şeklinde değerlendirmek farklı bir yaklaşım geliştirmemize yardımcı olabilir. Bu nedenle yaşanan olay kadar, olay hakkında yaptığımız yorumları fark etmek ve gerektiğinde bu düşünceleri daha dengeli bir biçimde değerlendirmek önemlidir.
Marcus Aurelius'un sözleriyle, "Eğer bir şey dışsal bir etkense, seni rahatsız eden şey o şeyin kendisi değil, onun hakkındaki yargındır." Bu bakış açısı, yaşadığımız her şeyi kontrol edebileceğimiz anlamına gelmez; ancak olaylara verdiğimiz anlamı ve kendi tepkilerimizi fark edebileceğimizi hatırlatır.
Psikolojik destek sürecinde de kişinin yaşadığı olaylar, bu olaylara ilişkin düşünceleri, duyguları ve davranışları arasındaki ilişki birlikte ele alınabilir. Amaç yaşananları yok saymak değil; kişinin kendi düşünce ve tepkilerini daha iyi fark etmesine, farklı değerlendirme biçimleri geliştirmesine ve günlük yaşamında kendisi için daha işlevsel seçenekler oluşturmasına yardımcı olmaktır.
Olay ile ona verdiğimiz anlam arasındaki bu ilişki, bilişsel davranışçı terapinin (BDT) üzerinde durduğu temel noktalardan biridir. BDT'de olayın kendisi kadar, olaya ilişkin otomatik olarak beliren düşünceler de ele alınır. Zorlayıcı bir durumla ilgili aklımızdan hızla geçen ve çoğu zaman fark etmediğimiz bu düşünceler, duygusal tepkilerimizi ve davranışlarımızı belirgin biçimde etkileyebilir. Çalışmada bu otomatik düşünceleri fark etmek, onları destekleyen ve desteklemeyen yönleriyle birlikte değerlendirmek ve gerektiğinde daha dengeli, gerçekçi alternatifler geliştirmek üzerinde durulur. Amaç olumsuz düşünceleri zorla olumluya çevirmek değil; duruma daha esnek ve işlevsel açılardan bakabilmeyi mümkün kılmaktır.
Bu sayfa bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Kendiniz ya da çocuğunuz için değerlendirme ihtiyacı duyarsanız Şebnem Köksal ile görüşebilirsiniz.